• Araştırma: Mutlu Bir Çocukluğun 10 Sırrı

    “Hayattaki en büyük şanslardan biri, mutlu bir çocukluk geçirmektir.” – Agatha Christie

    Çocukluk insan hayatında özel bir dönem. Çocuğun etrafındaki dünyayı tanımaya çalıştığı bir keşfetme, oyun oynama, merak etme ve eğlenme dönemi. Çocuğun sağlığını ve mutluluğunu sağlamaya çalışan ebeveynler için bu dönem aynı zamanda endişe duygusuna sebep olabilir.

    Elbette hayat, hem çocuk hem de ebeveynler için devam eder ve yaşananlar çocukluk yıllarını etkiler. Ne yaşanırsa yaşansın, onu sevenler için çocuğun mutluluğu her şeyden önce gelir.

    Bu makalede bilimsel araştırma sonuçlarıyla mutlu çocukluğu bir araya getiriyoruz. Bir çocuğun mutlu ve sağlıklı bir çocukluk geçirmesini sağlayacak bilimsel olarak kanıtlanmış 10 öneriye yakından bakacağız.

    1. Oyun oynamaları için bol zaman verin

    Bir çocuğun başlıca sorumluluğu oyun oynamaktır (ya da en azından öyle olmalıdır). Evet, çocuklar okula gider, ders çalışır, okul dışı faaliyetlere katılır ama bebeklikten ergenliğe kadar sadece ve sadece eğlenme özgürlüğüne de sahip olmalılardır.

    Boston College’dan çocuk psikoloğu profesör Peter Gray şöyle diyor: “Çocuklar hayattaki en önemli dersleri yetişkinlerden değil, diğer çocuklardan edinir. Çünkü yetişkinlerle etkileşimlerinden öğrenemezler ya da öğrenmeye çok daha az meyilli olurlar.”

    Bu yüzden onlara sık sık, “dışarı çık ve oyna!” deyin.

    1. Tartışmaları ve ağır konularla ilgili sohbetleri başka yerlerde yapın

    Erken çocukluk döneminde bir çocuğun beyni sıra dışı bir oranda gelişir. Yetişkin sorunlarını ve belirsizlikleri gördüklerinde ya da işittiklerinde çocukların hassas psikolojik durumu negatif bir şekilde etkilenebilir. Bu, onları genellikle endişelendirir ve güvensiz hissettirir.

    Çocuklar yetişkinlerin stresli konuşmalarını duymamalıdır. Çocukluk kesinlikle bunun için iyi bir zaman değildir.

    1. Başkalarıyla kıyaslamayın

    Günümüz toplumundaki başarılı olma baskısı, çocuklara erken yaşta rekabet hissi aşılamayı cazip bir hale getirebilir. Bazı yetişkinler bunu, çocukları başkalarıyla kıyaslayarak yapar. Bazen yetişkinler başka bir çocuktaki arzu edilen kişilik özelliklerine dikkat çekerek, bir çocuğun bunları tekrar edeceğini umut eder.

    Araştırmacılara göre bu tür kıyaslama eğilimleri bir çocuğun özgüvenini ve benlik duygusunu olumsuz etkileyebilir.

    1. Olumsuz duyguların faydalarını öğretin

    Hepimiz biliyoruz ki çocuk henüz bizim gibi olgun değildir. Neredeyse her çocuk spontane öfke, kıskançlık, üzüntü ve benzeri duygu patlamaları yaşar.

    Washington Üniversitesi’nden Dr. John Gottman’a göre yetişkinlerin yaygın eğilimi, çocuğun “yaramazlık” olarak algılanan negatif duygularına cezayla karşılık vermektir. Oysa bunun daha iyi bir yolu var: Çocuğa, bazen herkesin negatif duygular yaşadığını öğretmek ve bu duygularını yapıcı bir şekilde ele almasını sağlamak.

    1. Çabalarını fark edin

    Çocuklar, ilerleme kaydetmek için çok çalışmanın gerekli olduğunu bileceği bir yaşa mutlaka gelecektir. Bu yüzden bir çocuğun bir şeyi başarmak için kendini zorladığını fark etmek önemlidir.

    Stanford Üniversitesi’nden Dr. Carol S. Dweck şöyle diyor: “Ebeveynlere vereceğim en önemli tavsiye, çok uğraşmak ya da elindeki “işe” iyice konsantre olmak gibi bir çocuğun süreç içinde yaşadıklarına odaklanmalarıdır. Esas önemli olan budur.”

    1. Aile geleneklerine değer verin

    Bir ailenin birlikte yaptığı pek çok şeyi yapmak, istikrarlı bir ev hayatının iyi bir göstergesidir. İstikrar, çocuk gelişiminin çok önemli bir unsurudur.

    Çocuk Gelişim Enstitüsü’ne göre aileyle düzenli zaman geçirmek beş temel fayda sağlar: Çocuk sevildiğini ve önemli olduğunu hisseder; çocuk olumlu yetişkin özelliklerini gözlemler; yetişkinler çocuğa daha iyi rehberlik etmek için onun zayıflıkları hakkında daha çok şey öğrenir; çocuk düşüncelerini ve duygularını söze dökebilir ve ebeveyn ve çocuk daha güçlü bir bağ kurar.

    1. Riske girmelerine izin verin

    Çocuklar belli miktarda bir gözetime ihtiyaç duyarlar. Ancak yetişkinler çocukların her hareketini izleyerek gözetimi abartabilirler. Ancak bu “aşırı ebeveynlik”, çocuğun gelişimine zarar verir.

    Okul Psikologları ve Rehberlik Öğretmenleri Dergisi’nde yayınlanan bir makalede araştırmacılar şöyle diyor: “Bir çocuğa ve onun hayali ihtiyaçlarına ve sorunlarına gösterilen aşırı dikkat, ebeveynlerin çocuklarından beklentilerini düşürmelerini teşvik ederken bir taraftan da çocuğun nadir olarak zor durumlarla karşılaşmasına, bunlarla baş etmeyi öğrenmesine, dayanıklılık, esneklik, olgunluk ve diğer temel yaşam becerileri geliştirmesine sebep olur mu? Güncel araştırmalar cevabın evet olduğu ihtimalini artırıyor.”

    1. (Bireysel) Sorumluluk duygusu kazandırın

    Çocukların ev işleri, ev ödevleri gibi sorumlulukları, en ince ayrıntısına kadar yönetmeden kendilerinin yapmalarına izin vermek çok önemlidir.

    Peki neden? Çocuk psikologlarına göre aşırı derecede dikkat ve müdahale çocukta, “bunu tek başıma yapamam” tutumunu ortaya çıkarabilir. Bir çocuğun sorumluluktan kaçmanın sonuçlarını fark etmesi için biraz dikkat ve hatta disiplin gerekli olabilir ama aşırı gözetimin bir faydası olmaz.

    1. Mutlu anılar yaratın

    Bir Harvard araştırmasına göre çocukluk anılarını güzel hatırlayan yetişkinler, daha yüksek ahlaklı insanlar olabiliyor.  Araştırmacılar, bu katılımcıların araştırmayı yürütenlere daha fazla yardımcı olmaya meyilli olduklarını ve etik olmayan davranışları daha sert eleştirdiklerini ekliyor.

    Kısacası çocuklar için mutlu anılar yaratırken, bir taraftan da onları mutlu ve nazik yetişkinler olmaya hazırlıyor olabilirsiniz.

    1. Kendiniz de mutlu olun!

    Çocuklar iyisiyle kötüsüyle, gördüklerinden ve duyduklarından öğrenirler. Eğer bir yetişkin olumlu bir davranış gösterirse, çocuk aynı şekilde karşılık verebilir. California Üniversitesi psikologlarından Carolyn Cowan şöyle diyor: “Eğer yetişinkinler kendilerine ve ilişkilerine değer vermiyorlarsa, o zaman işler çocuklar için de iyi gitmez.”

     

    Kaynak: https://www.powerofpositivity.com/researchers-reveal-10-things-make-kids-happier/

    DEVAMINI OKU
  • ROBOTİK ATÖLYESİ

    ROBOTİK EĞİTİMİ Robotik öğrencilerin hayal etmeye, tasarlamaya, yaratmaya ve yeni LEGO® Mindstroms™ NXT robot sistemini kullanarak, robot tasarım ve programlama gelişim ve aktivite programıdır. Tasarım ve programlama sayesinde, çocuklar problemlere daha hızlı daha analatik ve pratik çözümler geliştirmeye teşvik ediliyor. Robotik Eğitiminin Özellikleri Robotik oyunu ve eğitimi bir araya getirir. Robotik çocukların kendi başlarına çalışma becerilerini kolaylaştırır. Robotik “içinde neler var?” ve “nasıl çalışıyor?” tarzı düşünmelerine yardımcı olur. Robotik sosyalliğe, sorumluluk almaya ve yaratıcılığa önem verir. Robotik gelişen problem çözme ve işbirliği kurma becerilerine önem verir. Robotik öğrencilerin öğrenme süreçlerinde aktif olarak yer almalarını sağlar. Robotik felsefesinde sadece tek bir doğru yol yoktur. Robotik öğrenmeyi görsel kılar. Fikirler 3-boyutlu nesneler ile uygulamaya geçer. Robotik eğitimi üç aşamalı olarak verilmelidir: Robotun Mekanik Tasarımı: Mekanik sayesinde temel fen bilimlerinin mantığını uygulamalı olarak öğrenme. Robotun Elektronik Tasarımı: Elektronik sayesinde temel elektronik biliminin mantığını öğrenme. Robotun Programsal Yazılımı: Yazılım sayesinde bilgisayar programlama dilllerinden bir yada bir kaçını öğrenme. ROBOTİK ATÖLYESİ Bu atölye sayesinde çocuklar: Yaratıcılığını teknoloji kullanarak ifade etmeyi, Robotların birleştirilmesi ve robotlara program yükleme için gerekli kurulumların yapılmasını, Robotun temel parçalarından olan algılayıcı ve denetimcinin görevleri açıklanarak robotlarda bu bileşenlerin nasıl kullanılacağının uygulanmasını, Algoritma kurma mantığı uygulamalı olarak denenmesini, Temel robot kit bileşenlerine ilave gelişmiş yeteneklerin uygulamalı olarak eklenmesini öğrenirler.

    DEVAMINI OKU
  • STEM Nedir?

    STEM Nedir?

    STEM disiplinler arası bir öğrenim yaklaşımıdır. Science-Fen, Technology-Teknoloji, Engineering-Mühendislik ve Mathematics-Matematik alanlarının baş harflerinden oluşmakta ve bu alanların birbirine entegre edilmesinde ortaya çıkan bir kavramdır. Farklı bir bakış açısıyla STEM; teorik bilgilerin pratiğe dönüştürülmesi yani yeni bir ürün ortaya koyulmasına STEM denir.

    STEM Eğitiminin Amaçları Nedir?

    STEM 1950’li yıllarında ortaya çıkmış bir kavram. (Akgündüz 2015) Çıkış yıllarından itibaren ülkeler kalkınma ve liderlik yapma düşüncesiyle bu alana yönelmişlerdir. Bilimde kalkınma, teknolojide kalkınmaya dayalı bilim insanları yetiştirilmeye ve teknolojiye önem verilmiştir. Bu amaçlar doğrultusunda ise ülkelere göre farklı görüşler olmasına rağmen ortak amaçları ülkelerinin geleceği için çalışmaların sürdürülebilir olmasıdır. Erken yaşta çocukların üretim odaklı becerileri kazandırmalarını hedef ederek eğitim sistemlerine entegre etmişlerdir. Amaç ise;  Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarını iç içe kullanarak yeni bir ürün ortaya koyarak ülkelilerinin ekonomisine fayda sağlamaktır. Bu bağlamda düşünüldüğünde ülke geleceğinde aktif rol üstlenmesidir.  STEM eğitiminin iki temel amacı olduğunu belirtebiliriz. Bu amaçlardan birincisi, üniversite düzeyinde bu disiplinlerde meslek seçecek öğrenci sayısını arttırmak, ikincisi ise öğrencilerin fen, teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerindeki temel bilgi düzeylerini arttırarak bu disiplinler ile ilgili problemleri çözmek için günlük yaşamlarında yaratıcı çözümler uygulamalarını sağlamaktır. Özet olarak belirtirsek STEM eğitimi; Meslek seçiminde yardımcı olmak ve disiplinler arası bir öğrenim yaklaşımı olarak belirtebiliriz. Eğitimdeki en önemli kazanımı ise teorideki veriler doğrultusunda ve 21. Yüzyıl becerilerine yatkın yeni ürün ortaya koymaktır.

    DEVAMINI OKU

SON YORUMLAR

  • Dikap
    Harika bir çalışma. Gerçekten çok beğendim. Sınıfıma istiyorum

ETİKETLER

Cards

Copyright 2014 © Okul Posterleri

Multicolor Red Green Yellow Blue Violet